Gelir Kaybı Durumunda Tazminat
Çalışanlar ve serbest meslek sahipleri, karantina yükümlülüğü veya faaliyet yasağı nedeniyle gelir kaybına uğramış olmaları halinde tazminat alırlar. Bu tedbirler, resmi makamlarca emredilebilir veya kanun gereği uygulanabilir.
Ayrıca, 12 yaşını doldurmamış çocukların velayetini elinde bulunduran ve çalışan kişiler, ulusal çapta bir salgın durumu kapsamında çocuk bakım kurumları veya okulların geçici olarak kapatılması ya da bu kurumlara girişin yasaklanması durumunda tazminat alabilirler; veliler, başka makul bir bakım imkânı bulunmaması nedeniyle çocukların bakımını kendileri sağlamak zorunda kalırsa ve bu nedenle gelir kaybına uğrarsa.
Gelir kaybı, başka öncelikli hakların bulunmaması durumunda ortaya çıkar. Bu haklar, örneğin Medeni Kanun’un (BGB) 616. maddesi, Mesleki Eğitim Kanunu’nun 19. ve 25. maddeleri veya Ücret Ödemesinin Devamına İlişkin Kanun’dan kaynaklanabilir. Bu bağlamda, Federal Çalışma Mahkemesi (20.03.2024 tarihli karar - 5 AZR 234/23) ve Federal İdare Mahkemesi (09.10.2025 tarihli karar - BVerG 3 C 14.24) kararlarında, Ücret Ödemesinin Devamına İlişkin Kanun uyarınca, hastalığın semptomsuz seyretmesi durumunda bile öncelikli bir hak bulunduğuna ve bu nedenle IfSG uyarınca tazminat ödemesinin söz konusu olmadığına hükmetmiştir.
Tazminat talepleri, yasaklanan faaliyetin sona ermesinden, karantinanın bitmesinden veya tesisin geçici olarak kapatılmasından itibaren 2 yıl içinde Sağlık Dairesi’ne sunulmalıdır. Hak sahibi çalışanlar, işverenlerinden 6 haftalık süre boyunca tazminat ödemesi alırlar; işverenler ise bu masrafların geri ödenmesi için Sağlık Dairesi’ne başvurabilirler.
Tazminat almaya hak kazananlara ayrıca, sosyal güvenlik giderleri makul ölçüde karşılanır.